Halitosis
(Ağız Kokusu)

Halitozis, ağız ya da ağız dışı sebeplerle kötü ya da hoşa gitmeyen
kokuyu tarif eder. Halitozis nadir rastlanan bir sorun olmayıp, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini etkilediği düşünülmektedir.
Kişiler arası iletişimi etkilemesi nedeni ile son yıllarda önemi giderek artmaktadır.

Halitozisin sebeplerinin belirlenmesinde hastanın öyküsüne ve fiziki muayenesine bakılır.

Hastanın öyküsünde; yakınmaları, ağız tıbbi geçmişi, dişler ile ilgili geçmişi,diyet alışkanlıkları hakkında bilgiler alınır. Fizik muayenesinde ise ağız içi, dil ve periodontal dokular, gastrointestinal sistem ve solunum sistemi muayenesi yapılır.

Hastanın öyküsünden ve fizik muayenesinden elde edilen sonuçlara bağlı olarak halitozis sınıflandırılır.

HALİTOZİS 3 grupta incelenebilir :

1-) Fizyolojik Halitozis

2-) Patolojik Halitozis

3-)Psikolojik Halitozis ( Halitofobi)

1-) Fizyolojik Halitozis

Uzun süren açlık sonrası yada beslenme alışkanlıklarına bağlı yemeklerden sonra fark edilen ağız kokusudur. Yüksek protein içerikli olan kırmızı et, balık, peynir ve süt ürünleri gibi gıdalarla bakterilerin etkileşimleri sonucunda oluşur. Soğan, sarımsak, baharatlar gibi koku veren yiyecekler, sigara, alkol ve kahve içimi sonrasında da , fizyolojik ağız kokusu oluşabilmektedir. Fizyolojik halitozis, ağız hijyenine dikkat edilerek giderilebilir.

2-) Patolojik Halitozis

Patolojik halitozis kalıcıdır ve alışılagelen ağız hijyeni yöntemleriyle ancak geçici ve kısa süreli düzelmeler sağlanabilir. Bu nedenle, tedavi kokunun kaynağı tesbit edilerek yapılmalıdır. Genellikle ağız içini oluşturan dişler, dişetleri, dil, yutak, yemek borusu, ağız boşluğuna açılan burun, sinüsler, sindirim sistemi hatalıkları, sistemik bazı hastalıklar patolojik halitozise yol açarlar.
Patolojik halitozis , %85 – %90 ağız içi kaynaklıdır. Temel olarak, ağız boşluğunun durumu ( ağız hijyeni, diş,dişeti yapısı ) ile yakından ilgilidir. Ağız içinde, ağız mukozasından dökülen hücreler, anaerobik bakteriler, tükrük, aminoasitlerin bakteriyel metabolizması sonucunda oluşan metabolitler ve bunların bir bütün olarak oluşturduğu“BİOFİLM” tabakası kokunun ana nedenidir. Ağız içinde bulunan bakteriyel floranın oluşturduğu metabolitler ; VSB ( volatil sülfür bileşikleri ), kısa zincirli yağ asitleri, poliaminler ( kadaverin, putresin, alkol ), fenil bileşikleri ( indol, skatol, piridin ), ketonlar, üre, amonyak içerir. Bu bileşikler içinde ağız kokusunu esas sorumlusu VSB’dir. Volatil ( Uçucu ) Sülfür Bileşikleri ise Hidrojen Sülfit, Metil Merkaptan, Dimetil Sülfit’tir.

agiz-kokusu

Ağız içi kaynaklı sebepler çoğunlukla dişeti hastalıkları, diş çürükleri, eski dolgu ve kaplamaların altındaki çürükler, dişler ile dişeti arasında oluşan ceplerdir. Ağız içinde diğer bir sebep ise dil kaynaklı ağız kokusudur. Dilin özellikle arka tarafı tükrükle iyi temizlenemez. Yapısal olarak girintili, çıkıntılı fissürleri ( yarıkları ) olan diller koku açısından yine önemli bir kaynaktır. Diğer ağız kaynaklı sebepler, kronik bademcik iltihapları, bademcikler içine yerleşmiş taşlar, ağız içinde meydana gelen mantar hastalıkları, ağızda yara yapan diğer hastalıkların seyri sırasında da ağız kokusu meydana gelebilir. Yine ağız içinde oluşan benign ve malign tümörlerde gelişebilecek ikincil enfeksiyonlar, nekrotik dokular, kanamalar, gıda artıkları çürüme ve gaz oluşumuna neden olarak ağız kokusuna yol açabilirler.

  • Ağız kuruluğu, yine ağız kokusu oluşturan en önemli sebeplerdendir.
  • Ağız kuruluğuna sebep olan tükrük bezi hastalıkları, otoimmun hastalıklar ( Romatoid Artrit, Sjögren sendromu, Sistemik Lupus Eritematozus, Skleroderma ),
  • Diabetes Mellitus ( Şeker Hastalığı),
  • Hepatitler, Vitamin Eksiklikleri ( A vit, B12, C vit.),
  • Menopoz,
  • Emosyonel stres,
  • İlaçlar ( kanser ilaçları; kemoterapötikler, antihistaminikler, antidepresanlar, antikolinerjikler, antihipertansifler, diüretikler “idrar söktürücü”, narkotikler ) azalmış tükrük akımına yol açarlar ve ağzın kendi kendini temizleme mekanizması ortadan kalkarak ağız florası gram negatife doğru kayar ve ağız kokusu oluşur.

Demir veya çinko eksikliği ağızda kurumayla birlikte mukozada çatlamalara yol açar. Ve bu da gıda ve doku artıklarının tutunmasına ve halitozise katkıda bulunur.

Whatsapp